15750,07%-2,31
43,95% 0,01
51,10% -0,01
7198,20% -0,07
11848,56% 0,00
İstanbul Ticaret Odasının (İTO) açıkladığı İstanbul’a ait Şubat ayı enflasyonu %3.85, yıllık enflasyon ise %37.88 oldu. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu ENAG’ın şubat ayı Türkiye enflasyonu %4.01 yıllık enflasyon ise %54.14, TÜİK ise şubat ayı enflasyonunu%2,96, yıllık enflasyonu ise %31,53 olarak açıkladı. Yapılan açıklamalar arasındaki oransal fark dikkat çekerken, Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, gerçek enflasyonunun; memurun, emeklinin, dar ve sabit gelirli vatandaşın çarşıda, pazarda, markette yaşadığı enflasyon olduğuna vurgu yaparak TÜİK’in enflasyonunu inandırıcı bulmuyoruz, dedi.
Enflasyon memur ve emekliyi vuruyor.
Enflasyonun dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerini vurduğuna dikkat çeken Taşkın, yüksek enflasyonun neden olduğu gelir kaybının reel olarak telafi edilebilmesi için maaş artışlarının gerçek enflasyona göre yapılması gerektiğine vurgu yaparken, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayınlanan Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında para sıkılaşması ile enflasyonun kontrolü öncelik alınacağından, memur ve memur emeklilerinin yaşam koşullarının daha da ağırlaşacağını söyleyerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Sağlıklı beslenebilmek, ev ve araba almak hayal ötesi oldu.
“Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından hazırlanan Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) 2026 yılı Şubat ayı verilerine göre şubat ayında aylık gıda enflasyonu %6.74 artış gösterdi. Bu artış son iki yılın en büyük aylık gıda artışı olarak kayıtlara geçti. İTO ve TEPAV’a göre gıda fiyatları yükselirken, TÜİK’e göre şubat ayında enflasyon yavaşladı.
Şubat ayındaki artışlar çerçevesinde Mart ayı kira artış oranı %33,39 oldu. Özellikle dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin büyükşehirlerde yaşamaları artık daha da zorlaştı. Bunlar için ay sonunu getirmek bir yaşam mücadelesi halini aldı. Dar ve sabit gelirliler artık alışveriş listesi yapamıyor. Dolayısıyla bu enflasyon bu hayat pahalılığı artık dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerini vuruyor. Tahmin edilen enflasyona göre yapılan maaş artışı ne yazık ki reel artış olmadığı için alım gücü hızla düşüyor. Çoluğunun çocuğunun isteklerini karşılayamayan memur ve memur emeklisi psikolojik olarak yıpranmıştır. Çocuklarının sağlıklı beslenebilmesini sağlamak, kendine veya çocuğuna ev almak, araba almak, tatile gitmek, gazete, kitap almak vs. hayalinde ötesinde bir şey oldu. Yani artık gelecek planı bile yapamıyorlar.
Dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerini koruyacak adil ve hakkaniyetli bir ücret politikası geliştirilmelidir.
Savaşın Türkiye’ye etkisi; yine dar ve sabit gelirliyi vuracak!
ABD – İsrail, İran arasındaki savaşın petrol fiyatlarını yükselteceği ve Türkiye’ye yansımasının ise enflasyonu doğrudan etkileyeceği dünyanın önde gelen finans kuruluşları tarafından ifade ediliyor. Yapılan analizlerde, Türkiye’nin enerji ithalatçısı ülke olması nedeniyle Türkiye ekonomisinin en fazla etkilenen ülke olacağı belirtiliyor. Nitekim İTO ve TEPAV tarafından açıklanan yüksek gıda enflasyonunun ve akaryakıta gelen zamların önümüzdeki günlerde dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarını ve emeklilerini gıdaya ulaşımda daha fazla zorlayacağını gösteriyor. Bunlar birlikte değerlendirildiğinde kamu çalışanlarına ve emeklilerine insanca yaşama koşullarının sağlanabilmesi amacıyla refah payı verilerek ciddi bir iyileştirme yapılması gerekmektedir.”